Hacamat ile İlgili Hadisler

 

 

 

Hacamat yaptırmanın önemi ve faydaları hakkında otuzdan fazla Hadis-i Şerif vardır.

Şimdi sizlere kısaca Kütüb-i Sitte mevcut tüm Hadis-i Şerifleri aktarıyoruz.

Hadis No 1203 – Yine İbn-i Abbâs (radıyallahu anhümâ) demiştir ki: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ihramlı iken hacamat oldu (kan aldırdı).” Buharî, Cezâu’s-Sayd 11, Tıbb 12,15; Müslim, Hacc 88., (1203); Ebu Davud, Menâsik 36, (1835-1836); Tirmizî, Hacc 22, (839); Nesâî, Hacc 92, (5, 193); İbnu Mâce, Menâsik 87, (3081).)

 

 

 

Buharî merhumun bir diğer rivayetinde: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)) oruçlu iken hacamat oldu” denir. Yine Buharî’nin bir diğer rivayetinde: “(Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)) ihramlı iken çektiği ağrı sebebiyle başından hacamat oldu” denir.

Bir diğer rivayette: “Şakîka denen (başının ön kısmındaki) bir ağrı sebebiye, Lahyu Cemel adında Mekke yolu üzerindeki bir su başında, başının ortasından hacamat oldu” denir.

Hadis No  1204 – Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ihramlı iken ayağından çektiği bir ağrı sebebiyle hacamat oldu.”

Ebu Dâvud, Menâsik 36, (1837); Nesâî, Hacc 94, (5,194).

Nesâî’nin rivayetinde “..Maruz kaldığı incinme sebebiyle (ayağının sırtından hacamat oldu)” denmiştir.

Hadis No 1205 – Nâfi anlatıyor: “İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) dedi ki: “İhramlı kimse kaçınılmaz bir sebepten dolayı mecbur kalmadıkça hacamat olamaz.”

Hadis No: 1217  Resulullah (SAV) ihramlı iken hacamat oldu (kan aldırdı). (Bu metin Sahiheyn’in metnidir.) Buhari merhumun bir diğer rivayetinde: “[Resulullah (sav)] oruçlu iken hacamat oldu” denir. Yine Buhari’nin bir diğer rivayetinde: “[Resulullah (sav) ihramlı iken çektiği ağrı sebebiyle başından hacamat oldu” denir. Bir diğer rivayette: “Şakika denen (başının ön kısmındaki) bir ağrı sebebiye, Lahyu Cemel adında Mekke yolu üzerindeki bir su başında, başının ortasından hacamat oldu” denir.

 

 

Hadis No: 1218; Resulullah (SAV) ihramlı iken ayağının sırtından çektiği bir ağrı sebebiyle hacamat oldu.

(Nesai’nin rivayetinde “…Maruz kaldığı incinme sebebiyle (ayağının sırtımdan hacamat oldu)” denmiştir.)

Hadis No: 1219; İbnu Ömer (ra) dedi ki: “İhramlı kimse kaçınılmaz bir sebepten dolayı mecbur kalmadıkça hacamat olamaz.”

Hadis No 1264: ‘’Ümmü Seleme annemiz (Rasulallah SAV hanımlarından biri)  Hacamat yaptırmak için Hz. Rasulallah Efendimizden (SAV) den izin istedi.Rasulallah (SAV) Efendimiz Ebu Taybe’ye emretti, Ümmü Seleme’ye Hacamat yap diye.  (Ravi) dedi ki:  Ebu Taybe, Ümmü Seleme’nin sütkardeşiydi herhalde. Ya da Ebu Taybe henüz ergen değildi.’’

Hadis No 2028- Câbir (r.a)’tan rivayet edilmiştir: “Ümmü Seleme (Rasulallah S.A:V Efendimiz Eşlerinden birisi)  hacamat yaptırmak için Resulullah (s.a.v.)’den izin istemişti. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v.) Ebu Taybe’ye Ümmü Seleme’den kan almasını emretti.” [323]

Hadisi Şerif No 2030- Abdullah İbn Abbâs (r.a)’tan rivayet edilmiştir: “Rasulallah (s.a.v.) kan aldırdı. Kan alan kimseye ücretini ödedi ve burnuna da ilaç damlattı.”[325]

Hadisi Şerif No (2054);  İbnu Abbas der ki: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Miraç gecesinde, meleklerden mürekkeb bir cemaate her uğrayışında: “Hacamat olmaya devam et! Ümmetine de hacamat olmalarını emret!” derlerdi.” Tirmizi, Tıbb 12, (2054).

Hadis No 3108 – Ebu Sa’id (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Üç şey vardır orucu bozmaz: Hacamat olmak (kan aldırmak), kusmak, ihtilam olmak.’’

 

 

Hadisi Şerif No 3110 – İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ihramlı olduğu halde hacamat oldu. Keza oruçlu iken de hacamat oldu.”

Buhari, Savm 32, Tıbb 11; Müslim, Hacc 87, (1202); Ebu Dâvud, Savm 29, (2372, 2373); Tirmizi, Savm 61, (775, 776, 777).

Hadisi Şerif No 3111 – Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: “Biz oruçlunun hacamat olmasını, sâdece bitap düşmesinden korkup terkettik.”

Ebu Dâvud, Savm 29, (2375); Buhari, Savm 32.Tirmizi, Savm 24, (719).

Hadisi Şerif No 3112 – İbnu Ebi Leylâ, Sahâbi bir zâttan naklediyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) hacamat olmaktan, muvâsaladan (üst üste bir kaç gün oruç açmamaktan) yasakladı. Ancak bunları Ashâbına haram kılmadı. Kendisine: “Ey Allah’ın Resulü, sen sahura kadar orucu devam ettiriyorsun’’ denildi de şu cevabı verdi:

“Ben sahura kadar uzatıyorum, zira Rabbim bana yedirip içirmektedir.”

Ebu Dâvud, Savm 29, (2374).

Hadisi Şerif No 3113 – Rafi’ İbnu Hadic (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Şöyle buyurdulaı: “Hacamat ettiren de, hacamat eden de orucunu açmıştır.”Tirmizi, Savm 60, (774); Ebu Dâvud, Savm 28, (2367); İbnu Mâce, Savm 18, (1679, 1680, 1681).

Hadisi Şerif No 3121; Resulullah (sav) buyurdular ki: “Üç şey vardır orucu bozmaz: Hacamat olmak (kan aldırmak), kusmak, ihtilam olmak.”

 

 

 

Hadisi Şerif No 3123; Resulullah (sav) ihramlı olduğu halde hacamat oldu. Keza oruçlu iken de hacamat oldu.

Hadis-i Şerif No 3124; Biz oruçlunun hacamat olmasını, sadece bitap düşmesinden korkarak terkettik.

Hadisi Şerif No 3125; İbnu Ebi Leyla, Sahabi bir zattan naklediyor: “Resulullah (sav) hacamat olmaktan, muvasaladan (üst üste bir kaç gün oruç açmamaktan) yasakladı. Ancak bunları Ashabına haram kılmadı. Kendisine: “Ey Allah’ın Resulü, sen sahura kadar orucu devam ettiriyorsun” denildi de şu cevabı verdi: “Ben sahura kadar uzatıyorum, zira Rabbim bana yedirip içirmektedir.”

Hadisi Şerif No: 3126; Resulullah (sav) şöyle buyurdular: “Hacamat ettiren de, hacamat eden de orucunu açmıştır.”

Hadisi Şerif No 3801; Resulullah, dört şeyden dolayı guslederlerdi: “Cenabet, cuma, hacamat, ölü yıkamak.”

Hadisi Şerif No 3973 – İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Şifa üç şeydedir:

– Bal şerbeti, Kan aldırma, Ateşle dağlama.

Ancak ümmetimi dağlamaktan men ediyorum.”

Bir rivayette: “Balda, hacamat olmada şifa vardır.” denmiştir.” Buhari, Tıbb 3.

Hadisi Şerif No 3974 – Yine İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Kendisiyle tedavi olduğunuz şeylerin en hayırlısı sa’ut (burun damlası), hacamat (kan aldırma), ledûd (ağızdan damlatma) ve meşiyy (müshil içmedir.)” Tirmizi, Tıbb 9, (2048, 2049).

 

 

 

 

 

Hadisi Şerif No 3977 – İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm hacamat oldu ve hacamatı yapan doktora ücretini ödedi ve ayrıca burun damlası da kullandı.”

Hadisi Şerif No 3983 – Ebu Keşbe el-Enmâri radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm başından ve iki omuzu arasından hacamat olur ve: “Kim bu kandan akıtırsa, herhangi bir hastalık için, bir başka ilaçla tedavi olmasa da zarar görmez!” buyururdu.”

Ebu Davud, Tıbb 4, (3859); İbnu Mace, Tıbb 21, (3484).

Hadisi Şerif No 3985 – Tirmizi şu ziyadede bulunur: “(Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm) ayın onyedisinde, ondokuzunda ve yirmi birinde hacamat olurdu.”Tirmizi, Tıbb 12, (2052). Ebu Davud, Tıbb 11, (3871); Nesai, Sayd 36, (7, 210).

Hadisi Şerif No 3984 – Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, boynunun iki tarafındaki damarları ile iki omuzun arasındaki damardan hacamat olurdu.” Ebu Davud, Tıbb 4, (3860); Tirmizi, Tıbb 12, (2052); İbnu Mace, Tıbb 21, (3483).

Hadisi Şerif No 3986 – Sahiheyn’de gelen bir rivayette şöyle denir: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm hacamat olur, kimseye ücretinde zulmetmezdi.” Buhari, İcare 18; Müslim, Selam 77, (1577).

Hadisi Şerif No 3987 – İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Haccm ne iyi kuldur; (fazla) kanı giderir, beli hafifletir, gözü parlatır.”

Hadisi Şerif No 3988 – Ebu Bekre radıyallahu anh’tan anlatıldığına göre, bu muhterem sahabi, ailesini salı günü hacamat olmaktan men ederdi. Derdi ki: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Salı günü kan günüdür. O günde bir saat vardır, kan durmaz.”

Ebu Davud, Tıbb 5, (3862).

 

 

 

Hadisi Şerif No 3990; Resulullah (sav) buyurdular ki: “Şifa üç şeydedir: * Bal şerbeti. * Kan aldırma, * Ateşle dağlama. Ancak ümmetimi dağlamaktan menediyorum.” Bir rivayette: “Balda, hacamat olmada şifa vardır” demiştir.

Hadisi Şerif No 3991; Resulullah (sav) buyurdu ki: “Kendisiyle tedavi olduğunuz şeylerin en hayırlısı sa’üt (burun damlası), hacamat (kan aldırma), ledüd (ağızdan damlatma) ve meşiyy (müshil içme)dir.”

Hadisi Şerif No 3994; Resulullah (sav) hacamat oldu ve hacamatı yapan doktora ücretini ödedi ve ayrıca burun damlası da kullandı.

Hadisi Şerif No 4000; Resulullah (sav) başından ve iki omuzu arasından hacamat olur ve: “Kim bu kandan akıtırsa, herhangi bir hastalık için, bir başka ilaçla tedavi olmasa da zarar görmez!” buyururdu.

Hadis No: 4001; Resulullah (sav)’a boynunun iki tarafındaki damarlar ile iki omuzun ortasındaki damardan hacamat olurdu.

Hadis No: 4003; Resulullah (sav) hacamat olur, kimseye ücretinde zülmetmezdi.

Hadis No: 4004; Resulullah (sav) buyurdular ki: “Haccam ne iyi kuldur; (fazla) kanı giderir, beli hafifletir, gözü parlatır.” İbnu Abbas der ki: “Resulullah (sav) Mi’rac gecesinde, meleklerden mürekkep bir cemaate her uğrayışında; “Hacamat olmaya devam et! Ümmetine de hacamat olmalarını emret!” derlerdi.”

 

 

 

Hadis No: 4005;  Kendisinden anlatıldığına göre, bu muhterem sahabi, ailesini salı günü hacamat olmaktan men ederdi. Derdi ki: “Resulullah (sav) buyurdular ki: “Salı günü kan günüdür. O günde bir saat vardır, kan durmaz.”

Hadisi Şerif No 5144 – İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm hacamat oldu ve haccama ücretini verdi. Eğer bu (hacamat ücreti) haram olsaydı vermezdi. Ayrıca efendisine konuştu, o da vergisini hafifletti.”

Hadisi Şerif No 5626 – Yine Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Ebu Hind, Resülullah’ı bıngıldak kısmından hacamat etmişti. Aleyhissalatu vesselâm: “Ey Beni Beyâza, Ebu Hind’i evlendirin, onunla evlenin!” buyurdu ve şunu ilave etti: “Eğer tedavi için başvurduğunuz şeylerin birinde hayır varsa bu hacâmattır:

Hadisi Şerif No 6630 – Hz. Ali (R.a) anlatıyor: “Resulullah (S.a.v) hacamat oldu ve bana emretti, ben de hacamat yapan zatın ücretini ödedim.”

Hadisi Şerif No 6631 – Ukbe İbnu Amr (R.a) anlatıyor: Resulullah (S.a.v) hacamat edenin (bu işten) kazancını yasakladı.”

Hadisi Şerif No 6484 – Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Hacamat yapan da yaptıran da orucunu bozmuş olur.”

Hadisi Şerif No 6996 – Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Mirac sırasında yanlarından geçtiğim her cemaat bana mutlaka “Ey Muhammed! Ümmetine hacamat olmalarını emret!” demiştir.”

 

 

Hadisi Şerif No 6997 – Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: “(Bir gün) Cebrail Resülullah aleyhissalatu vesselam’a, Ahdaayn (boynun iki tarafındaki damar) hizasından ve kâhilden (iki omuzun arası) hacamat olma emrini getirdi.”

Hadisi Şerif No 6998 – Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselam (bir keresinde) atından bir hurma kütüğü üzerine düşmüş ve ayağı incinmişti.” Râvi Vekî’ der ki: “Yani Resülullah aleyhissalatu vesselâm, bir incinmeden dolayı ayağının üstünden hacamat ettirmiştir.”

Hadisi Şerif No 6999 – Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalatu vesselâm buyurdular ki: “Kim hacamat olmak isterse, ayın 17 veya 19 veya 21 ’ini arasın. Sakın, kan fazlalaşmak suretiyle birinize galebe çalıp onu öldürmesin.”

Hadisi Şerif No 7000 – İbnu Ömer radıyallahu anhüma (azadlısına): “Ey Nâfi bana kan galebe çaldı, benim için bir haccâm getir, getireceğin haccâm genç olsun, yaşlı veya çocuk olmasın” dedi. Devamla İbnu Ömer dedi ki: “Ben Resülullah aleyhissalatu vesselam’ın: “Aç karnına hacamat olma idealdir, (onda şifa ve bereket vardır) aklı artırır. Hafızayı güçlendirir. Hafız olmak isteyenlerin hıfzetme kabiliyetini artırır.

Hacamat olmak isteyen Allah’ın adıyla perşembe günü hacamat olsun. Cuma, cumartesi, pazar günlerinde hacamat olmaktan kaçının. Pazartesi ve Salı günü de hacamat olunuz. Çarşamba günü hacamat olmaktan kaçının: Çünkü o, Eyyub aleyhisselâm’ın belaya düştüğü gündür. Cüzzâm ve alaca hastalığı da sadece çarşamba günü veya çarşamba gecesi zuhür eder” dediğini işittim.”

 

 

 

 

 

Olimpiyat sporcuları da hacamat yaptırıyor

Aralarında efsanevi yüzücü Michael Phelps ve jimnastikçi alex Naddour’un da bulunduğu bir dizi olimpiyat sporcusu vücutlarında kırmızı lekelerle görüntülendi.

 Aralarında efsanevi yüzücü Michael Phelps ve jimnastikçi alex Naddour’un da bulunduğu bir dizi olimpiyat sporcusu vücutlarında kırmızı lekelerle görüntülendi. Rio 2016 Olimpiyatları’nda dikkatleri çeken bu lekelerin sebebi hacamat diye bildiğimiz bardak çekme tekniğinden başkası değil.
Aralarında efsanevi yüzücü Michael Phelps ve jimnastikçi alex Naddour’un da bulunduğu bir dizi olimpiyat sporcusu vücutlarında kırmızı lekelerle görüntülendi. Rio 2016 Olimpiyatları’nda dikkatleri çeken bu lekelerin sebebi hacamat diye bildiğimiz bardak çekme tekniğinden başkası değil.
Hacamat tekniğinde, ufak bir cam bardak cilde yerleştiriliyor ve vakum oluşturuyor. Ardından çekilen bardaklar kasları rahatlatıyor ve kan akışını hızlandırıyor.
Bardak çekilen noktalar vücutta kırmızı yuvarlak izler bırakıyor.
Hacamat özellikle doğu kültüründe büyük yer kaplıyor ancak Avrupa ve Amerika’da da gittikçe yaygınlaşan bir yöntem olarak biliniyor.
Olimpiyat sporcuları hacamat sayesinde kas ağrılarından kurtulduklarını dile getiriyor. Sosyal medyadan paylaştıkları fotoğraflarda da hacamat yapılırkenki halleri görülebiliyor.
Baştan hacamat olmak; delilik, cüz zam, gece körlüğü, alaca, baş ağrısı, diş, göz, kulak gibi hastalıklara ve daha birçok hastalığa şifadır.
Hacamat bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, vücuda direnç kazandırır.
Kırmızı kan hücrelerini (alyuvarları) büyüten kanı katılaştıran, dolaşımı bozan fazla asitleri hacamatla vücuttan dışarı atabiliriz.
Kan ve dokulardaki gaz ve toksinleri atar.
Ödemleri çözer.
Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, vücuda direnç kazandırır.
Kan üretimi ile görevli organları uyarır.
Beyin fonksiyonlarını canlandırır.
Ağrıları giderir.
Hastalıkları önler.
Bel, boyun fıtığı, eklem ağrıları, karaciğer, kalp hastalıkları, psikolojik hastalıkların ve bunun gibi tüm hastalıkların tedavisinde yardımcı olur.
Göze canlılık verir, gözün görme kabiliyetini artırır. Başından hacamat olan bir insan bunu hemen fark eder. Çünkü hacamatın etkisi hemen zuhur eder.
Unutkanlık ve dikkat eksikliği olanlar; okuduğunu zor anlayanlar için kafadan hacamat (Kupa terapisi – Cupping Therapy) çok faydalıdır. Hacamat ezber kuvvetini artırır.
Metabolizmayı düzenleyerek bağışıklık sistemini güçlendirir. Hacamat yaptıranlar daha az hastalıklara yakalanır, daha sağlıklı ve daha dinç görünüme sahip olurlar.
Vücuda canlılık ve enerji verdiğinden dolayı cilt ve vücut daha genç görünür.
Değişik nedenlerden dolayı vücudun belli noktalarında biriken toksinler dışarı alındığında vücudun bio-elektrik enerji si ve aurası yoğunlaşır. Buda daha az uyku ve daha dinç yaşam demektir.
Akciğer tarafından yeterince temizlenemeyen kan zamanla daha koyu hal alır, kılcal damarları tıkamaya neden olur. Hacamatla bu toksik maddeler arındırılarak organlar daha düzenli çalışmaya başlar.
Tansiyon, Migren, bel fıtığı, psikolojik hastalıklar, depresyon, düşük yaşam enerjisi (Qi) eklem ve romatizma ağrıları için bir çok ilaçtan daha tesirli olup ilaçlar gibi hiç bir yan etkisi de yoktur.
Hacamat yaptıranların analitik düşünme yetenekleri artar, hızlı ve doğru karar alma yetenekleri gelişir.
Sağ ve sol beyin lobları daha etkin ve dengeli kullanılmaya başlanır.
Çocuklarda ve gençlerde hacamat daha dengeli bir ergenlik, geçirmelerine yardımcı olur.
Lenfatik sistemi (mikroplarla savaşan lenf sistemini) harekete geçirir.
Daha hacamat yaptırmaya başlar başlamaz beyin ağrı kesici etkiye sahip endorfin salgılamaya başlar

Süleyman Gök Kimdir?

1972 yılında Şırnak’ta doğdu. Memur ailenin 5 çocuktan en büyüğü olarak ilk öğrenimine Gölbaşı-Adıyaman Haydarlı köyü ilkokulunda başladı, 1983 yılında 11 yaşında iken Kahramanmaraş Çataloluk köyü ilkokulundan mezun oldu. Orta ve Lise öğrenimini Kahramanmaraşta devlet parasız yatılı okulunda okudu 1986 yılında Kahramanmaraş Lisesinden mezun oldu. 1989 yılında Hacettepe Mühendistlik Fakültesinde Ağaçişleri Endüstri Mühendistliği giriş yaparak 1995 Şubat ayında mezun oldu. 1997 yılında eğitim ve çalışma amacı ile Amerika Birleşik Devletlerine taşındı. 11 yıl ABD de VA, CA ve NV eyalelerinde ikamet etti. Bu ikameti süresince Proje Mühendistliği, NV school districtte Matematik öğretmenliği yaptı. 2008 yılında tekrar Türkiye ye taşındı. 2008 yılında Hacamat Uygulamalarına başladı. 2009 yılında Hacamat mesleğine yoğunlaştı. ABD ve bilhassa İngilterede yaygın olan bu mesleğin Türkiye’de hiç bilinmedik bir tedavi olduğunu keşfetti. Bu gün 10 yıllık hacamat tecrübesi olduğunu söyleyenlere itibar etmeyin. 2008 yılında Süleyman Gök ile birlikte hacamat yapanların sayısı 10 kişi geçmez. Bu 10 kişiden Süleyman gök hariç çoğu ortaokul-lise eğitimi düzeyinde yapan uzmanlardır.
2008 yılında Türkiyede kendisi dahil Hacamat Yapanların sayısı 10 kişi yi geçmez iken 2016 Ocak ayı itibari ile gerek eğitim alıp gerekse eğitim almadan sadece Süleyman Gök beyin yazdığı Hacamat kitabına bakarak Hacamat yapanların sayısı 10bin ulaşamasında çok büyük katkısı olmuştur. 2010-2012 yıllarında Hacamat Mesleğinin önde gelen isimlerinden Dr. Mehmet Kocabaştan toplam üç kişinin katıldığı Akupukturdan Homoepatiye, Fitoterapiden Hacamata ve Sülük Tedavisi konularında toplam üç ay süren geleneksel tıp eğitimi aldı. 2010-2011 yıllarında Türkiye de ilk Hacamat Eğitimlerine Dr. Mehmet Kocabaş ile başladı. 6 ay kadar Dr. Mehmet Kocabaş ile birlikte Hacamat Eğitimleri verdi. Bu süreçten sonra 2012-2014 yıllarında Kurucumuz Süleyman Gök başta Hacamat olmak üzere bir çok yerde çoğu ücretsiz Geleneksel Tıp seminerleri verdi, TV programlarına konuk oldu. 2012 yılı başında İngiltere’de Hacamat Mesleğinin yayılmasına vesile olan Dr. Tamer Shaban ile çalışmaya başladı. Dr. Shaban beye ait ingilterede ki kurum adına Türkiye’de Hacamat ve Sülük Tedavisi eğitimleri vermeye başladı. 2013 yılında Hacamat Derneğini kurdu. Dünya çapında Hacamat mesleğinin yayılmasına önderlik edecek bu kurumun çalışma prensiplerini belirledi. Yine 2013 yılında HACAMAT adlı 200 sayfa Adan Z ye HACAMAT yapılışını ve püf noktalarını anlatan Türkiye’nin en kapsamlı ikinci Hacamat kitabını yayımladı. Yine 2013 yılında Avrupaya açılarak başta Almanya ve Hollanda olmak üzere bir çok Avrupa ülkesine grupların cemaatlerin daveti ile giden sayın Süleyman Gök 2015 sonu itibari ile Avrupa geneli takribi 500 kadar Hacamat yapan uzman yetiştirdi. 2016 ve 2017 yıllarında Hacamat ve Geleneksel Tıp alanında Eğitim ve Araştırma çalışmalarına devam edeceğini 2017 yılı sonunda geldiği nokta ne olursa olsun 2018 Ocak ayı itibari ile kendisine yasal olarak izin verilen bir ülkede Hacamat Kliniği açıp sadece Hasta Tedavi Etmek istediğini ve Geleneksel Tıp Uzmanı yetiştirmek istediğini beyan etti. 2018 Ocak ayı için açmayı düşündüğüm ülke Türkiye olmayacaktır diyen sayın süleyman Gök, ”Türkiye’de yasal olarak Hacamat yapmama dahi izin verilmiyor.” Büyük olasılıkla Brezilya, Pakistan, Hindistan, ABD veya Meksika ülkelerinden birine yerleşeceğini açıkladı. 2012-2014 yılları arasında başta istanbul Tabibler odası olmak üzere 4 ayrı kez Hacamat yaptığından dolayı mahkemeye verildi. 7 Kez mahkemede aldığı eğitimleri ve Hacamat yapabileceğini gösteren sertifika ve eğitimlerini mahkeme ye ibraz etti. Mahkeme’ye tekrar Hacamat yapmayacağını beyan ederek her seferinde beraat etti. Son olarak 2013 yılında Hacamat Uygulaması yapmayı bırkatı. Kendisi evli olup halen Türkiyede sadece özel Hastanelerin daveti ile Hastane personeline öel Hacamat Eğitimi ve Yurtıdışında organize edilen Hacamat Eğitimlerine katılmakta ve Uzman HAcamatçı yetiştirmeye devam etmektedir. Hacamat adlı kitabın Almanca baskısı Şubat 2016, İngilizce baskısı Nisan Arapça baskısı Haziran 2016 tamamlanıp satışa hazır hale gelecektir. Kurucumuz Süleyman Gök kurumsal özel hastane personeline kendi uygulama merkezlerinde özel seminerler vermektedir. 444 7 126 veya 0532 310 89 51 arayarak detaylı bilgi alabilirsiniz. Son olarak Sağlık Bakanlığının aldığı yeni Alternatif Tıp yasasını yetersiz bulan Sayın Süleyman Gök isteyen herkes ama herkes hacamat yapmayı öğrenebilir. Bu yasa ile Hacamat Uygulama yetkisinin sadece doktorlara verilmesi ne ülkeye nede doktorlara fayda sağlar. 6 yıl tıp okumuş doktorlar Hacamat Uzmanlarına danışmanlık yapsın, doktorlar danışmanlık karşılığı ücret alsınlar. Bu şekilde Hacamat hem tıbbi hemde dini boyutu ihmal edilmeden yeni nesillere aktarmak mümkün olur diye düşünmektedir. ”Hacamat Derneği olarak hemşiresinden Tıbbi Masaj Uzmanından fizyoterapstine sağlık memuruna kadar isteyen herkesin bu mesleği öğrenip gerekli eğitimini alıp kendi işyerini yasal olarak açabilmesi için gerekli kanun çıkmasına yönelik sağlık bakanlığı ile görüşmeler için çalışmalar başladık” diye belirtti.